Turkish Tale

Nisan 24, 2007

yozgatta kavga boksör turkish boks

Kategori: ENTERESAN VİDEO, HABERLER — turktale @ 10:37 pm

Nisan 6, 2007

Beyaz kirazı İtalyanlar kaptı

Kategori: HABERLER — turktale @ 5:38 am

Beyaz kirazı İtalyanlar kaptı
    Türkiye, dünyanın en büyük kiraz üreticisi. Konya Ereğli’de çok istisnai bir ürün olan beyaz kiraz da yetişiyor. Beyaz kirazın reçeline bayılan İtalyanlar keşfedince üretimi adeta patlama yaptı. Son yıllarda 2 bin ton seviyelerinden 10 bin tona çıktı.
        BÜLENT YARDIMCI
   
    Kirazı biliriz tabii.. Meyve olarak lezzetini de genellikle takdir ederiz. Boncuk boncuk kan kırmızı taneciklerin görünüş hoşluğunun da hakkını verelim. Kiraz güzel bir meyvedir… Ancak kirazın anavatanının Anadolu olduğunu, Türkiye’nin dünya kiraz üretiminde şampiyon ülke olduğunu, kan kırmızı kirazın dışında Anadolu’da bir de ‘beyaz kiraz‘ yetiştiğini, bu beyaz kirazın neredeyse tamamını İtalyanlar’ın toptan alıp götürdüklerini bilmeyiz…
    Evet, kiraz üretiminde Türkiye’nin dünya şampiyonu olduğunu işin içinde olmayanlar genellikle bilmez. Oysaki dünya yıllık üretiminin yüzde 15′ini tek başına Türkiye karşılıyor! Evet, dünyanın en lezzetli kiraz çeşitleri Anadolu’da yetişiyor! Beyaz kiraz da bunlardan sadece biri.
    Karadenizli Cherasus
    Bütün bunlar tesadüf değil tabii. Kirazın (ve huysuz kardeşi vişnenin) anavatanı Doğu Karadeniz kıyıları. Kiraz, Latince adını ise Giresun’dan alıyor. ‘Giresun’ adını, bir de şöyle okuyalım: Cherasus (okunuşu Serasus)
    Kan kırmızı kiraz bugün de en çok anavatanı olan topraklar yetiştiriliyor. Ama beyaz kirazın en çok yetiştiği bölge Konya Ereğli. Bu muhteşem meyveyi keşfeden İtalyanlar, Konya Ereğli’ye adeta üslenmiş durumdalar. İtalyanlar’ın beyaz kirazın kaderini değiştirdiğini belirten Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Enver Bozkurt şöyle diyor:
    “Türkiye’nin en iyi beyaz kirazı Konya Ereğli’de yetişir. Lezzeti ve sertliği ile bizim beyaz kirazın üstüne yoktur. Beş yıl önce İtalyanlar Ereğli’ye gelmeye başladılar. O yıllarda bu çevrede bin 500 – 2 bin ton beyaz kiraz yetişirdi. İtalyan tırları beyaz kiraz taşımaya başlayınca, bugün kiraz üretimimiz 10 bin tona çıktı.”
    İtalyanlar reçeline bayılıyor
    Önceleri Ereğli’nin tüm beyaz kirazını tırlarla götüren İtalyanlar, sonradan işi daha da ilerlettiler. Ereğli’ye iki tane beyaz kiraz işleme tesisi kurdular. İtalya’da beyaz kiraz reçelinin büyük ilgi gördüğünü anlatan Başkan Enver Bozkurt devam ediyor:
    “Kirazın çekirdeğini, sapını ayıklayıp reçel yapıyorlar ve bidonlarla götürüyorlar. Ereğli’de ne kadar kiraz çıkarsa hepsini alıyorlar. Bu nedenle, sürekli yeni kiraz bahçeleri kuruluyor. Beyaz kirazın kilosunu bu yıl İtalyanlar’a 1 milyon 100 bin liraya sattık. Geçen yılki fiyat ise 900 bin liraydı.”
   
    Kadehleri süslüyor
    Kırmızı kirazda da ilginç gelişmeler oluyor. Küçük köylü işletmelerinde yapılan üretim talebi karşılayamadığı için artık kiraz ormanları, işlemek için fabrikalar kuruluyor. Örneğin Alara firması’nin Bursa’da 30 bin metrekarelik bir tesisi var. Alara kirazın salamurasını da üretiyor. Salamura kiraz martini kadehlerinde ve pastaların üzerinde kullanılıyor. İngiltere’de Marks & Spencar, Belçika’da Carrefour, İsviçre’de Migros, Avusturya’da Spar gibi dev market zincirlerinde Anadolu kirazı satılıyor. ABD, Kanada, Çin, Almanya, Japonya, Fransa’ya ihracat yapılıyor.
    Kıymetini bilmiyoruz
    Kirazda Türkiye, iktisat biliminde ‘mukayeseli üstünlük’ denen konum avantajlarını iyi kullanamıyor. Araştırma yapmadan ‘hababam’ taktiğiyle ihracat yapmaya çabalıyor. Üretiminde avantajlı olduğu, dolayısıyla dünya pazarlarında söz sahibi olabileceği mallardan birinin de kiraz olduğunu el yordamıyla yeni yeni kavrıyor. Örneğin beyaz kirazın Avrupa’da büyük bir pazarı olduğunu bizim Türk firmaları değil İtalyan firmaları keşfetti.
    Taze kiraz ihracatı için, kiraz reçeli sanayii oluşturmak için Türkiye’nin geniş topraklarında kiraz ormanları kurulması gerekiyor. 1995 yılında 200 bin ton olan Türkiye kiraz üretimi 2001 yılında 250 bin tona çıkmış ama bu miktar da artan talebi karşılamaya yetmiyor. Mevcut birkaç tesis yeterli kiraz bulamadığı için tam kapasite ile çalışamıyor.
   
    ‘Bodur kiraz‘da yatırım açığı var
    Alara yetkilileri, “Avrupa tüketicisi bizim kirazı çok beğeniyor. Dış talepleri karşılayacak miktarda kiraz bulamadığımız için fidan bahçeleri kurmaya başladık. 10 milyon dolarlık yatırımla yılda 1.5 milyon bodur fidanı yetiştiriyoruz” diyorlar.
    Geleneksel kiraz ağacı 10 metreye kadar boylanırken bodur kirazın boyu 3.5 metreyi geçmiyor. Geleneksel üretimde dönüme 500 – 600 kg. kiraz alınırken bodur kirazda bu rakam 2 tona kadar çıkıyor. Geleneksel kiraz ağacı 7 yaşında meyve verirken bodur kiraz 3 yaşında veriyor. İşçilik maliyeti onda bir. Bu kolaylıklarına bakılırsa, sabırsız yatırımcı için bodur kiraz iyi bir yatırım seçeneği gibi görünüyor.
   
    Avrupa’nın en büyük kiraz ihracatçısı
    Alara yetkilileri girişimcileri bodur kiraz bahçesi kurmaya davet ediyor. Devletin de kiraz, vişne, badem, kestane, ceviz bahçeleri kurulmasını tevşik etmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar. Bu yıl 40 milyon dolarlık kiraz ihraç etmeyi planlayan, ‘Avrupa’da en büyük kiraz ihracatçısı’ Alara yetkilileri, marketlerde kilosu 2 milyon liraya satılan kirazın Avrupa marketlerinde 6 euro’ya (9 – 10 milyon lira) satıldığını söylüyor. 
   

Nisan 4, 2007

Dünya beyazperdede savaşıyor!

Kategori: HABERLER — turktale @ 3:51 am

Limak 18. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde bu sene savaş temalı filmlere özel bir bölüm ayrılıyor.

Bu sene 12-22 Nisan 2007 tarihlerinde gerçekleştirilecek Limak 18. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde savaş temalı filmlere özel bir bölüm ayrılıyor. “Cehennemin İçinden: Dünya Savaşıyor” adlı bölümde 2 uzun film ve 3 belgesel izleyicilerin karşısında olacak. Festivalin “Cehennemin İçinden: Dünya Savaşıyor” bölümü Rüya (Ahlaam, 2005), Haifa (1996), Cenin Cenin (Jenin Jenin, 2002), Yaşam Mücadelesi (Bidna Na’ish, 2001), Şatila’da Dört Saat (Cuatro Horas En Chatila, 2005) adlı filmlerden oluşuyor.

Rüya, kamerasını kargaşa, belirsizlik ve ölüm içindeki bir akıl hastanesinin bombalanmış yıkıntıları içine çeviriyor. Film Amerika’nın “şok ve korku” kampanyalarıyla hayatları bir kaosa dönen 3 Iraklının geçmiş ve gelecek hayatlarına dair çarpıcı bir yapım olarak dikkat çekiyor.

Haifa adlı filmde bir Filistin mülteci kampında olup bitenler anlatılıyor. Filmde farklı hikâyeler bir Filistinlinin bir bakış açısıyla harmanlanmış bir şekilde sunuluyor.

Ghada Terawi, Yaşam Mücadelesi adlı belgeselinde İntifada’ya katılan, canlarını feda etmeye hazır çocuklara çeviriyor kamerasını. İntifada’nın ilk ayları sırasında çekilen bu belgesel film, İntifada üzerine medyaya yansıyanlardan farklı bir gerçeklik sunmaya çalışıyor. Film boyunca yönetmen, en ön saflarda durup ülkelerini savunan, İsrailli askerlere taş atan çocukların yaşamlarının, kaygılarının ve küçük düşlerinin derinliğine inmeye çalışıyor.

İsrail ordusunun, Cenin kampına düzenlediği saldırıdan kısa süre sonra, büyük riskler alınarak çekilen Cenin Cenin belgeseli ise, İsrail’in 2002 yılında Cenin mülteci kampında düzenlediği ve birçok sivil Filistinlinin hayatına mal olan 10 günlük operasyon sonrasında, çatışmaları yaşayan Filistinlilere ses veren bir film.

10. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Kategori: HABERLER — turktale @ 3:33 am

10. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

10. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 10 – 20 Mayıs 2007 tarihleri arasında Ankara’da yapılıyor.

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin onuncu yılı olması ve içerik zenginliği nedeniyle 10-20 Mayıs 2007 tarihlerinde olmak üzere on günlük bir programla Ankaralı sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.Festival programının çerçevesi belirlenmiş olmakla beraber düzenlemeler ve detaylar üzerine çalışmalar sürmektedir. Ana başlıklar şu şekilde belirlenmiştir: Sinemamız, Sinema Tarihinden, 10 Yılın En İyileri, Her Biri Ayrı Renk, Bir Ülke, Toplu Gösteri, Belgeseller, Kısa Olmazsa Olmaz, Canlandırma.

Yukarıda başlıklara ek olarak konferans ve paneller de bulunmaktadır. Festivale konuk olarak katılacak yönetmen ve oyuncular film gösterimlerinin ardından izleyici ile buluşacak ve film üzerine söyleşeceklerdir.

Image Film gösterimleri sinemalarda ücretli olarak yapılacak, sinemalardaki kısa film gösterimleri ve kültür merkezlerinde yapılacak gösterimler ve paneller ücretsiz olacaktır.

Festivalin ana başlıkları

Sinemamız

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali olarak sinemada kadın emeğinin görünür kılınmasını önemsiyoruz. Sinemaya emek veren kadınlara ilişkin belgelerin öneminin farkındayız ve şu an bu belgelerin yetersiz kaldığını biliyoruz. Bu bölümümüzde yaptığımız araştırma, belgesel çekimi, kitap, sergi gibi etkinliklerle sinema tarihimizin eksik kalmış yüzünü tamamlamaya çalışıyoruz. Bugüne kadar sinema tarihimizin yazılmasına katkıda bulunmak, kayıp bilgi ve belgeleri ortaya çıkarmak amacını gütmektedir.

Bu bölümde Onur Ödülü’nü alan oyuncunun oynadığı önemli filmlerden ve Bilge Olgaç Başarı Ödülü sahiplerinin emek verdiği sinema filmlerinden oluşan bir seçki seyirciyle buluşturuluyor

WordPress.com'dan blog alın.